Monday, July 7, 2014

Görsel Soyağacımız


Çalışmamızın izlenmesi ve destek görmesi beni çok sevindirdi. İzleyenlerin aşağıya doğru okuyarak sona gelince bitti sanıp önemli kısımları kaçırdıkları hissine kapıldım. Sona gelince en altta "Older Posts"'a tıklayarak devamını da okumak gerekiyor. Sağ tarafta içindekilerden tıklanarak da izlenebilir. Yemen, Sana'da tabur fotoğrafı ve dedemin hazırladığı secere görülmelidir. Başka bir izleme yöntemi de dedemizin yaşam özetinden yani alttan başlayarak günümüze doğru izlemektir.

ÖNSÖZ

Bu çalışmaya destek veren kişileri burada anmak istiyorum.

Sevgili kuzenim Yılmaz Taneli dedemizin seceresini bugüne kadar özenle koruyup saklamasa ve internette yayınlamasa böyle bir çalışmaya başlayamazdım. Ayrıca özenle saklayıp gönderdiği eski fotoğraflar ve verdiği bilgilerden çok faydalandım.

Gene sevgili kuzenlerim Fatih ve Kaan çaba göstermeseler ve belgeleri bugünlere kadar saklamasalar elimizde yeterli belge ve bilgimiz olmazdı. Bu arada ailemizin en büyüğü Selahattin amcam eski olayları hatırlayarak çalışmamıza büyük yardımda bulundu.

Sevgili Yüksel halamız da kuzenim Hakan'ın yardımı ile soyağacı çalışmasına destek olmak için bir liste hazırlayarak bana gönderdi. Telefonla beni bilgilendirdi.

Sevgili Utku'yu yakından tanımak(sanal alemde) fırsatına eriştiğim için çok mutluyum. Bu çalışmaya önem vermesi bizden sonraki kuşakta bu çalışmanın devam edeceğini gösteriyor. Genelde böyle bir çalışmaya zaman ayırmak ve gönül vermek için emeklilik çağı daha uygun olsa da onun mesleği ile de örtüşen bir çalışma olması bizim için bir şans oldu.

Utku'cuğum, bu çalışmaya sahip çıkarsan ve güncellemeleri yaparsan hepimizi sevindirirsin. Genç kuşağımızı da bu heyecana ortak edeceğine inanıyorum.

Sevgili Utku'nun hazırladığı görsel soyağacımız için bu sayfayı ayırdım.

Daha büyük görüntü için resim dosyasını aşağıdaki bağlantılardan birinden indirmenizi öneririm.

https://yadi.sk/d/Kz-cthRSWw9tW

https://drive.google.com/file/d/0B69QAI7hDwwQMHBYNl9Wbm5iZGM/edit?usp=sharing







Soyağacımız

Bu sayfa soyağıcımız için bilgileri toplamak ve güncellemek için düşünülmüştür.
Doğum yıllarında ve isimlerde eksik ve hatalar aşağıdaki bağlantıdan girilerek düzeltilebilir.
Bilgileri nejatugurlu@gmail.com adresime gönderirseniz ben de düzeltebilirim.


https://docs.google.com/spreadsheets/d/1QFNcXeSBt2Yxg3pM3_vYao8BOnCxKiPJRbDFiHxN32g

Kayan Ağaççılar Fırın Sokak No:4

Dedemiz Bursa'da hayatını bu evde sürdürdü. 31.03.1958 tarihinde burada vefat etti. Bu evde 1932 yılından 1958 yılına kadar 25 yıldan fazla yaşamış.

Aşağıdaki  fotoğrafları tesadüfen ev boşaltılmışken 23.12.2010 yılında bir gezi sırasında çekmiştim. Sanki bazı belgeleri daha önce bilinç altında derlemişim gibi.
İlerde solda yola çıkmış ev.

1958 yazında ailece ziyaret etmiş üst kattdaki odada bir veya iki gece kalmıştık.
Çevredeki Setbaşı ve Irgandı köprüleri de dedemizin yaşamında önem taşıyan yerler. Babam Irgandı isminden çok bahsederdi. Son gidişimde belki de köprü restore edildiği için bana hiç yabancı gelmedi. Setbaşı köprüsünü görmüştüm  ama Irgandı köprüsü hiç aklımda kalmamış.
Setbaşı Köprüsü arkada Irgandı Köprüsü de görülüyor.
Bu da Irgandı Köprüsü

Sunday, July 6, 2014

Çocuklar evleniyor. Torunlar doğuyor.

1940 yılından sonrasını, elimizde bulunan eski fotoğraflarla tarih sırasında açıklamaya çalışıyorum.
 28.05.1941 tarihinde Seyfeddin amcam Hatice yengemle evleniyor. 1942 yılında Erdoğan ve 1944 yılında Ayten isimli kızları doğuyor. Erdoğan, dedemin en büyük torunudur.
 Babam Alaeddin ve annem Mürşide Eskişehir'de 19.06.1945 tarihinde evleniyorlar
 1949 yılında Kuzenim Yılmaz iki yaşını bitirmiş Sabiha halam ve Mehmet eniştem ile beraber.
1950 yılında babam ve annem Bursa ziyaretinde.
 1950 yılında Bursa'dan Eskişehir'e ziyaret var. Beş kardeş bir arada. En büyük ve en küçük halam yana yana poz vermişler.
1951 yılı Mayıs ayı Selahattin amcam Kore'ye gitmeden önce Bursa'da üç kardeş beraber fotoğraf çektirmişler.
  Kore'ye gitmeden önce 1951 Mayıs ayında Selahattin amcam Eskişehir'e giderek veda ediyor.
1952 yılı Temmuz ayında dedemiz Eskişehir'e gelerek Zekiye büyükannemden doğan çocukları ve torunlarını görüyor ve birlikte fotoğraf çektiriyorlar.
Dedemi ilk defa bu fotoğraf  çekilmeden önce amcamların oturdukları, Şeker Fabrikası evlerinde gördüm. Beni ve kardeşimi sevdi. Dedem o sırada 78 yaşında olup çok dinçti. Bursa'ya dönünce seceremize daha önce eski Türkçe olarak yazdığı Erdoğan ve Ayten dışında olan torunlarını da benim ismime kadar yeni harflerle kaydetmiş.
Aynı yıllarda dedemiz mezun olduğu Bursa Işıklar Askeri Lisesi kütüğüne hatıra çivisi çakıyor.(Selahattin amcamın da buradan mezun olduğunu biliyorum) 

 1957 yazında benim ve Necdet'in sünnet düğünü. Annemin yanında diğer dedem anneanem ve çocuğu ile Hatice teyzem var Babamın arkasındaki Güler teyzem dışında diğerleri halalarım amcam ve kuzenlerim.
Bu fotoğraf da 1957-58 yıllarında çekilmiş olmalı. Üçü de birbirinden güzeller.
Bu fotoğraf  Kayan'daki evin alt katında çekilmiş. Yıl 1992 olmalı. Dedemizin Faika büyükannemizden doğan çocukları ve torunları birarada görülüyor. Kaan, Ahu ve Utku fotoğrafta yoklar.

Saturday, July 5, 2014

Köyceğiz, Çumra, Karaman, Bursa

Dedemizin nüfus kaydında çocuklarının doğumları hakkındaki bilgiler bize 1925-1931 yılları arasında bulundukları yerler hakkında bilgi veriyor:

02.01.1926  Semiha  (Köyceğiz)
18.07.1927  Selahattin (Çumra)
01.03.1930  Hatice (Karaman)
05.07.1934  İrfan (Bursa) nüfusta 01.07.1933 kayıtlı
17.05.1940  Yüksel (Bursa)

Dedemizin ilçe merkezleri arasında yer değiştirmesi Mal Müdürlüğü, Nüfus Memurluğu veya Tapu Müdürlüğü gibi resmi bir görevde bulunduğunu düşündürüyor.

Babam Köyceğiz ve Çumra'dan çok bahsederdi. Babamın Konya Lisesi'nden bahsettiğini de hatırlıyorum. En iyi hatırladığım hatırası ise Adana'da vali veya yardımcısına çıkmasıdır. O kişinin dedemizin arkadaşı olduğunu bilmektedir. Babasının selamı olduğunu söyleyerek kendisini Adana Muallim Mektebi'ne leyli meccani (Adana Öğretmen Okuluna parasız yatılı) yerleştirmesine yardımcı olmasını dilediğini anlatır. Bu çabası sayesinde okula girer ve 1932-1935 yılları arasında Adana'da orta öğrenimini tamamlar. 1935 yılında Balıkesir Muallim Mektebi'ne naklini yaptırır. İkinci yıl da aynı sınıfta kaldığı ve yaşı büyük olduğu için tahsiline devam edemez.

İstanbul'dan Köyceğiz'e taşınılırken, Zekiye büyükannemiz ve çocukları Eskişehir'e yerleşmeyi seçmiş olmalılar. Artık yetişkin olan halalarım ve amcam Eskişehir'deki iş imkanlarını da göz önüne almış olsalar gerek. Sabiha halam yaşını büyüterek TCDD Cer atelyesinde memuriyet bulurken Seyfeddin amcam da Eskişehir Uçak Fabrikası'nda çırak olarak işe başlar. Odunpazarı'nda bir ev tutarlar.

Zekiye büyükannemiz  14.6.1934 yılında Eskişehir'de vefat ediyor. Bu fotoğraf ,o tarihlerden kalan en eski fotoğraflardan birisidir.Yıl olarak 1932 veya 1933 yazında çekilmiş olmalı.


"Bey baba evlatlarınız arasında geçirmiş olduğunuz günü hatırlamanıza bir vesiledir 15.03.935" notu fotoğrafın arkasında bulunmaktadır.

Bu fotoğraf annelerinin ölümünden 9 ay sonra babam ve kardeşlerinin Bursa ziyaretinde çekilmiştir. İrfan  amcamızın da doğum tarihi de 5.7.1934 olup nüfusda 1.7.1933 olarak kayıtlıdır.
Aile Bursa'ya 1931-32 yıllarında gelip yerleşmiş olmalı. Bu tarihlere ait Faika büyükannemizin  başı açık fotoğrafı da vesikalık olarak bir devlet dairesine verilmek için çekilmiş olsa gerek. 
Bu fotoğraf 1939-40 yıllarında çekilmiş olabilir. Arkada Mustafa amcam artık yetişkin bir delikanlıdır. 

Bu fotoğraf çekilirken Yüksel halamın doğup doğmadığını öğrenmek mümkün olmadı. Selahattin amcamdan da cevap alamadım.

Babamın, Huriye hala ve oğulları Fevzi ve Adnan ile birlikte 1935-40 yılları arasında çektirdikleri bir fotoğrafı.


Dedemizin Rıza amca ve Fatma hala olmak üzere iki kardeşi vardır. Fatma hala da Bursa yakınında Orhaneli'nde yaşamıştır.
Fatma halanın kızı Huriye halanın yaşamı da Bursa'da geçmiştir. Huriye halanın büyük oğlu Adnan da genç yaşta bir kaza sonucu vefat etmiştir. Genç oğlu Fevzi de Almanya'da çalışmıştır. Ayrıca  Makbule ve Fikret isimli iki kızı daha vardır.
Rıza amca yaşlansa da zeka gelişimini tam tamamlayamamış bir çocuk gibi kalmıştır, önce annesi daha sonra kardeşi olan dedemizle birlikte yaşamıştır.

Ek Bilgi:
Zekiye büyükannemizin vefat tarihini babamın not ettiği bir sayfada tesadüfen buldum

Monday, June 30, 2014

Aile İstanbul'da

Selahattin amcamın oğlu Kaan'a anlattığına göre:

Sana'dan Aden'e dedem, Zekiye, Faika büyükannemler Fevziye, Sabiha halamlar Seyfeddin, Alaeddin ve Mustafa amcam'lar at ve deve sırtında gelirler. Ordusu ise İskenderiye'ye gönderilir. Aden'de bir İngiliz savaş gemisiyle İstanbul'a hareket ederler. Kendisine bir kamara tahsis edilir.
Dedem bütün servetini altın olarak beline sarar, ancak bir tuvalet ihtiyacı sırasında, bunları belinden çıkarır ve günlerce uykusuzluk ve yorgunluğun da tesiri ile orada unutur. Ve daha sonra da bulamaz. Kaptana çıkıp durumu anlatsa da bir şey değişmez. Dedem trajik şekilde bütün birikimlerini kaybeder ve İstanbul'a geldiğinde beş parasızdır.

İstanbul'a dönüş böyle acıklı bir şekilde olur. Babamın anlattığına göre:

Bir dadı ve bir de arabacı vardır yanlarında. Sana'da beraber oldukları bu emektar insanlar da onlardan ayrılmak istemezler ve İstanbul'a gelirler. Ama daha sonra maddi şartlar onları yanlarında tutmaya elvermez.Yıllar sonra kardeşim Necdet'in de hatırladığı gibi ben İstanbul'da okurken ailece Ankara'dan beni ziyarete geldikleri bir sırada tramvayda dadıyı görürler. Tramvay tenhadır bir durakta yaşlı bir kadın biner. Babam dadısını hemen tanır gider sarılır. 1964-65 yılları olmalı.

İstanbul'a dönen aile Üsküdar'a yerleşir. Babam Şemsipaşa mektebinde iki sene eski Türkçe ile eğitim görür.


Fotoğraf 1922-23 yıllarında çekilmiş olabilir. Arkada Türk bayrağı var. Kalpakların olması ve asker kıyafetli çocuklar, bir zafer heyecanını yansıtıyor. Babamda da kalpak var. Üsküdar'da Çiftekayalarda yüzdüklerini ve Karacaahmet mezarlığından karanlıkta korkudan koşarak geçtiklerini anlatırdı.

Dedemin görevi ve yeri hakkında tam bilgim yok fakat elimizde belge olarak 1923 yılında emekli olamak için verdiği bir dilekçe var.
1893 yılında başladığı askerlik görevi 1923 yılında 30 yılı bulmuş durumda. Emekli olmak istiyor.


Diğer eş zamanlı bir belge de gene 1922-23 yılına ait.

Annesi Münevver ve ağabeyi Rıza  ile Cidde'ye gitmek ister. Annesini Hac'a götürmek istediği ve bıraktığı yerleri tekrar görmek istediği anlaşılıyor.

Babam dedemin Üsküdar Paşalimanı'nda bulunan Tütün Reji'si depolarında da çalıştığını anlatırdı. Bu da emekli olduktan sonra olmalı.

Friday, June 20, 2014

Miralay Oluşu -Mondros Mütarekesi ve Dönüş

Osmanlı Devleti I.Dünya Savaş'ından yenilgi ile çıkınca Hicaz ve Kutsal yerleri de terketmek zorunda kalmıştır. Savaşlar 30 Ekim 1918 Mondoros antlaşması ile sonlanıyor. Medine 23 Ocak'a kadar teslim edilmese de sonuç teslim ve geri dönüş oluyor. Miralay'lığa terfi belgesi 23 Eylülde verilmiş olduğuna göre antlaşmadan önce yani daha dönmeden verilmiş olmalı.


 Dedemiz Miralay(Albay) olmuş ve 2.Ordu 12.Kolorduya tayin edilmiştir. (Yukardaki belgeleri okuyunca daha fazla bilgi edineceğiz).


Çalışmamızın devamını okumak için altta "Older Posts" a lütfen tıklayınız.